15446,37%1,25
43,27% 0,22
50,19% -0,10
6374,59% -0,30
10426,81% 0,75
Ahmet Aydın’ın bu sıradan tatil günlerini adeta bir “siyaset seferberliği “ ne dönüştürmesi, Adıyaman siyasetinde uzun zamandır görülmeyen bir hareketliliği beraberinde getirdi. Havalimanına adım atar atmaz, Hüseyin Özhan ve Ekrem Çadır ile birlikte sahaya inen Aydın, ilçe ilçe dolaştı; halkla buluştu, STK’larla sohbet etti, basını bilgilendirdi.
Ancak bu yoğun tempo, pek çok soru işaretini de beraberinde getirdi. Ahmet Aydın’ın “Siyaset öyle yapılmaz, böyle yapılır” diyerek, bir günde beş ilçeyi ziyaret etmesi, yalnızca Adıyaman’ı değil, bölgedeki siyasi gündemi de sarsmış gibi görünüyor
Bu yoğun tempo sadece bir ziyaret programı değildi. Sorular da beraberinde geldi. Aydın siyasete mi geri dönüyor?”
“Aydın Bakan mı oluyor?”
Bu sorular, sokakta, kahvede, sosyal medyada yankı bulurken; Aydın’ın tercihleri, verdiği görüntü ve kurduğu temas biçimi dikkatle izlenmeye başlandı.
Bürokrasisiz Siyaset: Bilinçli Bir Tercih mi?
Aydın’ın ziyaret programındaki en çarpıcı detaylardan biri, yanında bürokrasiden neredeyse kimsenin yer almamasıydı. Ne üst düzey il yöneticileri ne de klasik protokol görüntüsü…
Bu tablo, sıradan bir ihmal değil; bilinçli bir siyaset tarzı olarak okundu.
Mesaj netti:
“Araya kimseyi koymadan, doğrudan halka.”
Bir gün içinde dört ilçeyi kapsayan programda Aydın, vatandaşlarla birebir temas kurdu, sorunları dinledi, not aldı. Bu yaklaşım, uzun süredir dillendirilen “siyasetçi halktan koptu” eleştirilerine sahadan verilmiş güçlü bir cevap niteliğindeydi.
STK’lar, Sokak ve Siyasetin Gerçek Adresi
Sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan görüşmeler, Aydın’ın siyaset anlayışının sadece seçim odaklı olmadığını gösterdi. Talepler dinlendi, çözüm yolları tartışıldı.
Bu tablo, Adıyaman gibi sosyolojik dengeleri hassas bir kentte, liderlik algısını yeniden hatırlatan bir görüntü sundu. Özellikle Kâhta’daki temaslar, Aydın’ın bölgeyle olan bağının hâlâ güçlü olduğunu ortaya koydu.
“Aydın Bakan mı Oluyor?” Sorusu Neden Bu Kadar Güçlü?
Bu ziyaretler, siyasi kulislerde tek bir soruya kilitlendi:
“Ahmet Aydın Bakan mı oluyor?”
Geçmişte Adıyaman ve Kâhta siyasetinde belirleyici bir figür olan Aydın’ın, yeniden sahaya bu kadar güçlü ve görünür biçimde inmesi, “rutin bir Bakan Yardımcısı ziyareti” olarak okunmadı.
Üstelik sadece Hüseyin Özhan ile hareket etmesi, mevcut siyasi ve bürokratik dengelerden bağımsız bir pozisyon aldığını düşündürdü. Bu durum, Aydın’ın siyasi hattını yeniden şekillendirdiği yorumlarını güçlendirdi.
Halktan Kopuk Siyasete Sessiz Bir Ders mi?
Aydın’ın ziyaretleri, dolaylı ama net bir mesaj da içeriyordu:
Siyaset, masa başında değil; sokakta, halkın arasında yapılır.
Bu yaklaşım, uzun süredir sahaya çıkmakta zorlanan ya da halkla teması zayıflayan bazı vekil ve bürokratlar için sessiz ama sert bir ders olarak yorumlandı. Elbette bu durum, bazı çevrelerde rahatsızlık da yarattı. “Yetki aşımı mı?” yoksa “doğru siyaset mi?” tartışmaları tam da bu noktada başladı.
Sahaya İniş mi, Sahadan Yükseliş mi?
Asıl soru burada düğümleniyor:
Bu tablo, geçici bir saha çalışması mı; yoksa daha büyük bir siyasi stratejinin ilk adımı mı?
Kesin olan şu:
Ahmet Aydın’ın bu çıkışı, Adıyaman siyasetinde taşları yerinden oynattı.
Sadece ne yaptığı değil, kiminle yaptığı ve kimleri dışarıda bıraktığı da en az ziyaretler kadar konuşuldu.
Ve görünen o ki;
Bu ziyaretler, yalnızca bugünü değil, Adıyaman siyasetinin yakın geleceğini de şekillendirecek tartışmaların fitilini ateşledi.
Analiz Haber Ziya Bozkurt