15675,15%1
43,36% 0,27
50,96% 0,13
6905,56% 1,00
10946,16% 0,00
Sabah Gazetesi yazarı Yavuz Donat’ın Adıyaman ziyaretine dair ikinci yazısı, sadece bir gezi notu değil; toplumsal hafıza, kültürel vefa ve güvenlik hassasiyetlerini aynı potada eriten güçlü bir saha gözlemi sunuyor. Donat’ın satırlarında bu kez ekonomi kadar duygu, kültür ve refleksler öne çıkıyor.
Bayrağa Saldırı, Ortak Öfke
Nusaybin’de Türk bayrağına yönelik saldırı, Adıyaman’da toplumun her kesiminde ortak bir öfke ve net bir duruş oluşturmuş durumda. Kadın–erkek, genç–yaşlı herkesin beklentisi aynı:
Provokasyonun arkasındakiler bulunmalı, gecikmeden hesap sorulmalı.
Bu tepki, bölgede “devlet–millet” bağının hâlâ en güçlü güvenlik refleksi olduğunu gösteriyor.
Kâhtalı Mıçe: Kültürel Hafızanın Simgesi
Donat’ın yazısında Kâhtalı Mıçe yalnızca bir sanatçı değil, Adıyaman’ın duygusal hafızası olarak yer alıyor.
Adının Kâhta’daki kültür merkezine verilmesi, yerel yönetimin ve halkın sanata ve sanatçıya vefasını simgeliyor. Ne var ki Mıçe, adının yaşatıldığı bu mekânı görmeye ömrü yetmeden hayata veda etmiş.
Türküler üzerinden aktarılan hüzün, depremle yara alan bir coğrafyanın duygusal yükünü de yansıtıyor. “Harmanımı yeller almış” dizeleri, sadece bir türkü değil, bir bölgenin kader okuması gibi.
Müziğin Birleştirici Gücü
Kâhtalı Mıçe’nin yeğenleri Ali ve Mahir Aslan’ın anlattıkları, Adıyaman’da müziğin kuşaklar arası bir bağ kurduğunu gösteriyor.
5 yaşından 77 yaşına kadar uzanan öğrenciler, bu coğrafyada sazın ve sözün hâlâ güçlü bir ortak dil olduğunu kanıtlıyor.
Kürtçe Konuşan Kaymakam, Güven Duygusu
Kâhta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal’ın Kürtçe konuşarak derdini anlatan bir vatandaşa yaklaşımı, yazının en dikkat çekici sahnelerinden biri.
Bu tablo, bölgede kamu yönetiminin empati ve iletişim üzerinden güven tesis ettiğinin göstergesi olarak öne çıkıyor.
Kâhta’nın Sessiz Rolü
Asrın depreminde ağır hasar alan Adıyaman’ın yükünü, büyük ölçüde Kâhta’nın omuzladığı görülüyor.
Hasarın sınırlı olması, ilçeyi doğal bir sığınak haline getirmiş. Donat’ın satırları, Kâhta’nın bu süreçte arka bahçe değil, can simidi işlevi gördüğünü ortaya koyuyor.
Besni’de Net Mesaj: “Yaşasın Kardeşlik”
Milliyetçi damarın güçlü olduğu Besni’de de tablo değişmiyor.
“Terörsüz Türkiye” sorusuna verilen yanıt, bölge genelinde ortak:
“Devletimin yanındayım. Yaşasın kardeşlik.”
Bu cevap, etnik ya da kültürel farklardan bağımsız olarak toplumsal mutabakatın hâlâ diri olduğunu gösteriyor.
Adıyaman Modeli: Sessiz Dayanışma
Donat’ın en çarpıcı tespiti ise “Adıyaman modeli” olarak tanımladığı yardımlaşma kültürü.
Batı illerine göç eden yüz binlerce Adıyamanlının, memleketle bağını koparmaması; fakire, yetime, öğrenciye sahip çıkması bu modelin temelini oluşturuyor.
Besnili Âdemoğlu Holding’in hayır işleri örneği, bu dayanışmanın kurumsal boyutunu gösteren güçlü bir örnek olarak öne çıkıyor.
Genel Değerlendirme
Yavuz Donat’ın “Adıyaman Notları (2)” yazısı;
Güvenlik refleksi,
Kültürel vefa,
Yerel yönetişim,
Sessiz ama güçlü dayanışma başlıklarını aynı metinde buluşturan derinlikli bir haber-yorum niteliği taşıyor.
Bu yazı, Adıyaman’ın yalnızca depremle anılan bir şehir değil; kültürüyle, insanıyla ve kardeşlik refleksiyle ayakta duran bir Türkiye özeti olduğunu gösteriyor.