15120,77%-0,14
43,18% 0,07
50,38% 0,19
6410,39% 0,75
10370,94% 0,59
Açıklamada, hasta ve yaşlı mahpusların Adli Tıp Kurumu raporları gerekçe gösterilerek cezaevlerinde tutulmasının telafisi imkânsız sonuçlar doğurduğu vurgulandı.
MAZLUMDER açıklamasında, 72 yaşındaki İbrahim Güngör’ün Alzheimer, prostat ve şeker hastası olmasına rağmen cezaevinde tutulduğu, sağlık durumunun ağırlaşmasının ardından zatürre teşhisiyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Bu ölümün, hasta mahpuslara yönelik uygulamaların vahametini bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, epilepsi hastası ve zihinsel engelli olan Oğuzcan Gürbüzer’in Samsun T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tek kişilik hücrede kaldığı sırada geçirdiği nöbet sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi.
MAZLUMDER, kamuoyuna yansıyan diğer örneklere de dikkat çekti. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın tutuklu bulunduğu cezaevinde ciddi sağlık sorunları yaşadığı, mevcut koşulların yaşamını tehdit ettiği ifade edildi. Eski AK Parti milletvekili İlhan İşbilen’in ise cezaevinde iki kez beyin felci geçirdiği ve sağlık durumunun cezaevi şartlarına uygun olmadığına dair başvurular bulunduğu aktarıldı. Dördüncü evre kanser hastası Mustafa Özcan Çay’ın da cezaevinde tutulmaya devam edilmesinin yaşam hakkının ihlali olduğu vurgulandı.
Açıklamada, ülkede sayıları binleri bulan ağır hasta ve yatalak mahpusların, çoğu zaman gerçeklikle bağdaşmayan Adli Tıp Kurumu raporları nedeniyle cezaevlerinde kalmaya zorlandığı belirtildi. İnfaz mevzuatında ve tutukluluğa ilişkin düzenlemelerde hasta mahpuslar için yeterli koruyucu hükümlerin bulunmadığına dikkat çekildi.
MAZLUMDER, cezaların infazındaki amacın caydırıcılık, ıslah ve topluma kazandırma olduğunu hatırlatarak, hasta mahpuslara yönelik mevcut uygulamaların bu amaçları aşarak “zulme” dönüştüğünü ifade etti. Yaşlı ve ağır hastalığı bulunan mahpuslar için, suç tipine bakılmaksızın alternatif tedbirlerin uygulanmasının insani ve hukuki bir zorunluluk olduğu vurgulandı.
MAZLUMDER’in talepleri şöyle sıralandı:
-Hasta mahpuslar için koruyucu ve sağaltıcı mekanizmaların acilen devreye sokulması,
-Adli Tıp Kurumu’nun işleyişinin denetlenmesi ve raporların bilimsel temellere dayandırılması,
-Tutuklu hasta mahpuslar için alternatif tedbirlerin uygulanmasını sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılması.
Açıklama, “Hasta mahpuslar cezaevlerinde ölüme terk edilmemelidir” vurgusuyla sona erdi.