14991,40%0,51
43,14% 0,10
50,34% 0,08
6377,90% 0,18
10268,60% 0,00
Kâhta’da siyaset uzun süredir bir çıkmazın içinde ilerliyor. İlçede siyasal alan, toplumsal sorunlara çözüm üretmekten çok, bireysel hesapların ve kısa vadeli menfaatlerin belirlediği bir zemine sıkışmış durumda. İdeolojiler, programlar ve ilkeler geri plana itilmiş; siyaset, güce yakın olma ve o güçten pay alma refleksiyle şekillenir hale gelmiş görünüyor.
Bu tablonun merkezinde ise iktidar gerçeği duruyor. İlçede uzun süredir hâkim olan iktidar gücü, siyaseti doğal olarak AK Parti ekseninde topluyor. Ancak sorun yalnızca bir partinin güçlü olması değil; bu gücün, siyaseti ilkesel rekabetten uzaklaştırarak pragmatik bir yarışa dönüştürmesi. Dün farklı bir çizgide siyaset yapan birçok ismin bugün iktidar partisinde yer alması, kamuoyunda “samimiyet” ve “dik duruş” tartışmalarını beraberinde getiriyor.
Kâhta’da seçmenin siyasete duyduğu güvenin zayıflamasının en temel nedenlerinden biri de bu sık parti değişiklikleri. İlke yerine konjonktüre göre saf değiştiren siyasetçiler, siyaseti bir temsil alanı olmaktan çıkarıp kişisel kariyer basamağına dönüştürüyor. Bu durum özellikle gençler arasında “siyaset zaten değişmez” algısını güçlendiriyor ve sandıkla siyaset arasındaki bağı zedeliyor.
Muhalefet cephesine bakıldığında ise tablo çok farklı değil. İlçede DEM Parti, HÜDA PAR, MHP ve Yeniden Refah Partisi zaman zaman görünürlük kazansa da, bu hareketlilik kalıcı ve güçlü bir siyasal karşılığa dönüşemiyor. Sahada sürekli olan, yerel sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren ve toplumu mobilize eden bir muhalefet pratiği oluşmadığı için, partiler büyük ölçüde tabeladan ibaret algılanıyor.
Tüm bu durağanlığa rağmen Kâhta’da siyasetin tamamen bittiğini söylemek de doğru olmaz. Son dönemde özellikle gençlerin öncülüğünde yeni siyasal arayışların dillendirildiği görülüyor. Eğitimli, kentin sorunlarına duyarlı ve klasik siyaset kalıplarından uzak durmaya çalışan genç grupların bir araya gelmesi, ilçede uzun süredir hissedilmeyen bir umut alanı oluşturuyor.
Bu yeni oluşumların başarısı ise eski siyaset dilini tekrar edip etmeyeceklerine bağlı olacak. Eğer bu girişimler, kişisel çıkar merkezli siyaset anlayışının bir başka versiyonuna dönüşürse hayal kırıklığı kaçınılmaz olur. Ancak şeffaflık, tutarlılık ve ilke merkezli bir duruş sergileyebilirlerse, Kâhta’da siyasetin yeniden güven üreten bir alana dönüşmesi mümkün olabilir.
Sonuç olarak Kâhta’da siyaset bugün için tıkalı bir görüntü veriyor. Fakat bu tıkanıklık kalıcı olmak zorunda değil. Siyasetin yeniden anlam kazanması; bireysel hesaplardan arınmasına, gençlerin ve nitelikli kadroların önünün açılmasına ve “kazanmak” yerine “katkı sunmak” merkezli bir anlayışın güçlenmesine bağlı. Kâhta’nın yeni bir siyasal hikâye yazıp yazamayacağını ise, bu yeni arayışların ne kadar samimi ve kararlı olacağı gösterecek.
Analiz Haber:Ziya Bozkurt