16257,33%1,85
43,41% 0,03
51,82% -0,82
7380,79% 2,18
12150,23% 3,99
Hayvancılıkta girdi maliyetlerinin en belirleyici kaleminin yem olduğunu vurgulayan Bekin, art arda yapılan zamların üretimi sürdürülemez hale getirdiğini belirtti.
“Yılbaşında ‘Süt 21’ yeminin fiyatı 779 liraya çıkarıldı, ikinci zamla birlikte 804 liraya dayandı. Buzağı başlangıç yemi 768 lira, kuzu büyütme yemi 799 lira. Bu tablo açıkça şunu söylüyor: İktidar, hayvancılığı ayakta tutmak istemiyor. Üreticiye ‘çekil’ deniyor,” ifadelerini kullandı.
Süt-Yem Paritesi Bilinçli Şekilde Bozuluyor
Süt üreticilerinin aylarca girdi maliyetleri ile çiğ süt fiyatı arasındaki uçurumu anlattığını hatırlatan Bekin, Ulusal Süt Konseyi’nin yaptığı sınırlı artışın daha üreticinin cebine girmeden yem zamlarıyla eritildiğini söyledi.
“Bugün süt-yem paritesi bilinçli şekilde bozulmuştur. Üretici zamlı süt parasını bile tahsil edemeden yeni zamlarla karşı karşıya bırakılmıştır. Bu, plansızlık değil; üretimi küçültme ve ithalata zemin hazırlama politikasıdır,” dedi.
“Üreticiyi Bitir, İthalatla Günü Kurtar” Anlayışı
Yem fiyatlarındaki kontrolsüz artışın sadece üreticiyi değil, doğrudan tüketiciyi de vuracağını ifade eden Bekin, “Üretici üretimden çekildiğinde et ve süt fiyatları düşmeyecek, aksine daha da artacaktır. Vatandaş pahalıya et, pahalıya süt tüketmek zorunda kalacaktır. Bunun sorumlusu üretici değil, bu politikaları uygulayan iktidardır,” diye konuştu.
Meclis’e Sert Sorular: Hesap Verin
Doğan Bekin, Tarım ve Orman Bakanlığı’na şu soruların cevabını vermesi gerektiğini belirtti:
Son bir ayda yem fiyatları neden iki kez artırılmıştır?
Bu artışları önlemek için bakanlık ne yapmaktadır, yoksa seyirci mi kalmaktadır?
Son beş yılda ithal edilen hayvan yemi miktarı nedir, yerli üretim neden artırılamamıştır?
TMO, yem maliyetlerini düşürmek için piyasaya neden yeterli ürün sunmamaktadır?
Süt-yem paritesi bozulurken çiğ süt fiyatı neden korunmamaktadır?
Üreticiye doğrudan destek ve sübvansiyon neden sağlanmamaktadır?
Yem zamlarının kırmızı et fiyatlarına etkisine dair herhangi bir etki analizi yapılmış mıdır?
“Küçük Üretici Yok Olursa Hayvancılık Çöker”
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin tasfiye edilmek istendiğini savunan Bekin, “Bu ülkenin hayvancılığı birkaç büyük şirketin insafına bırakılamaz. Küçük üretici ayakta kalamazsa hayvancılık çöker, kırsal boşalır, gıda krizi derinleşir,” dedi.
“Bu Politikalar Değişmezse Fatura Sofraya Gelecek”
Bekin açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Yem fiyatlarını kontrol edemeyen, üreticiyi korumayan hiçbir tarım politikası başarılı olamaz. Bu anlayış değişmezse, bunun bedelini üretici değil, sofradaki ekmeği küçülen milyonlarca vatandaş ödeyecektir.”