17218,55%-0,18
43,75% 0,08
51,60% -0,48
7000,07% 2,08
11636,31% 0,68
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mustafa Çukurlu, son dönemin en çok merak edilen yöntemlerinden biri olan kök hücre tedavisini tüm şeffaflığıyla değerlendirdi.
Kendi Hücrelerinizle İyileşme Süreci
Kök hücre tedavisi, aslında vücudun kendi kendini onarma kapasitesini kullanıyor. Genellikle hastanın kendi yağ dokusundan veya kemik iliğinden elde edilen bu değerli hücreler, özel laboratuvar işlemlerinden geçirilerek doğrudan diz eklemine uygulanıyor. Buradaki temel strateji; eklem içindeki biyolojik iyileşme sürecini tetiklemek, süregelen inflamasyonu (iltihabı) dindirmek ve mevcut kıkırdak dokunun ömrünü uzatmak.
Zamanlama Her Şeydir
Op. Dr. Mustafa Çukurlu’ya göre bu tedavide başarının sırrı "zamanlama". Kıkırdak doku tamamen yok olmadan, yani kireçlenme henüz erken evrelerindeyken yapılan uygulamalar çok daha yüz güldürücü sonuçlar veriyor. Tedavi sayesinde hastaların ağrılarında belirgin bir azalma görülürken, günlük yaşam kalitelerinde de ciddi bir artış sağlanabiliyor.
Gerçekçi Beklenti, Doğru Karar
Ancak her yenilikçi yöntemde olduğu gibi, kök hücre de sihirli bir değnek değil. Dr. Çukurlu, tedavinin başarısını etkileyen kritik faktörleri şöyle özetliyor:
"Bu yöntem her hastada aynı sonucu vermez. Dizdeki kireçlenmenin evresi, bacaklardaki mekanik aks bozuklukları ve hastanın genel sağlık durumu başarıyı doğrudan etkiler. Doğru hastaya, doğru zamanda ve doğru endikasyonla uygulandığında kök hücre, ameliyatsız çözümler arasında çok güçlü bir alternatiftir."
Sonuç olarak; diz kireçlenmesi kaderiniz değil, ancak "mucize" peşinde koşmak yerine uzman kontrolünde bilimsel verilere dayalı adımlar atmak, ağrısız bir geleceğin en sağlam anahtarıdır.