16345,82%-0,38
43,60% 0,16
51,57% 0,37
6942,61% 3,13
11654,37% 0,11
DEVA Partisi İl Başkanı Mehmet Anaç, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünün hemen ardından yaptığı açıklamada iktidarı ve sorumlu tüm siyasi aktörleri sert sözlerle hedef aldı. Anaç, “Enkaz altında insanlar can verirken ortada olmayanlar, yıl dönümünde fotoğraf vermek için ortaya çıktı. Bu, unutulmayacak bir siyasi utançtır” dedi.
DEVA Partisi İl Başkanı Mehmet Anaç, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünün ardından yaptığı açıklamada, afet sürecindeki ihmalleri ve sonrasında sergilenen “göstermelik siyaset anlayışını” ağır ifadelerle eleştirdi. Anaç, 7 Şubat’ın Türkiye siyasi tarihine kara bir gün olarak geçtiğini söyledi.
Anaç, depremin ilk günlerinde halkın kaderine terk edildiğini belirterek, “Üç gün boyunca enkaz altında kalan insanlar vardı. Yardım bekleyen, sesini duyurmaya çalışan bir halk vardı. Ama hükümet yoktu, devlet yoktu, siyaset yoktu” ifadelerini kullandı.
Yıl dönümünde gerçekleştirilen ziyaretlerin samimiyetten uzak olduğunu savunan Anaç, “O gün ortada olmayanlar, bugün karanfil bırakıp büyük laflar etmeye geldi. Birkaç fotoğraf, birkaç slogan… Sonra yine kayboldular. Bu, acının istismarıdır” dedi.
Anaç açıklamasında, yetkililere doğrudan sorular yöneltti:
“Bugün 7 Şubat. Nerede o bürokratlar? Nerede o milletvekilleri? Nerede verilen sözler, nerede vaat edilen yardımlar? Halkın yanında kalacak cesareti olmayanlar, anma günü siyaset yapamaz.”
Depremzedelerin yalnız bırakıldığını vurgulayan Anaç, “Enkaz altında can veren insanlar yalnızdı, bugün hayatta kalmaya çalışanlar da yalnız. Değişen hiçbir şey yok” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında iktidarın sorumluluktan kaçtığını savunan Anaç, “Bu ülkede deprem bir doğa olayı değil, bir yönetim krizidir. Denetimsizlik, ihmal ve hesap vermeyen siyaset bu felaketin asıl nedenidir” değerlendirmesinde bulundu.
Anaç sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Yıkılmış şehirler, paramparça hayatlar, çalınmış bir gelecek var. Ama bazı siyasetçiler için bunlar sadece birer dekor. Seçim zamanı yine karşımıza çıkacaklar. Ama halk yine yalnız kalacak. Biz bunu kabul etmiyoruz, unutmuyoruz, unutturmayacağız.”