16696,88%1,56
43,47% 0,02
51,38% 0,20
6902,90% 6,15
11786,68% 3,61
Adıyaman için birçok deprem uzmanı, 6 Şubat 2023 depremlerinden önce defalarca uyarılarda bulundu. Bu uyarılardan biri, depremlerden yaklaşık bir yıl önce, 22 Ekim 2022 tarihinde Adıyaman’da düzenlenen Deprem ve İklim Konferansı’nda dile getirildi. Ancak aradan geçen zamana ve yaşanan büyük yıkıma rağmen, uzmanlara göre bu uyarılar sahaya yeterince yansımadı.
Kadıoğlu: Tarım Alanları Yapılaştı, Tepeler Boş Kaldı
Konferansa konuşmacı olarak katılan Mikdat Kadıoğlu, Adıyaman’daki yanlış yapılaşma tercihine dikkat çekerek, “Adıyaman’da tarım alanlarına dahi dev konut projeleri yapılırken, yapılaşmaya daha uygun olan tepelerin boş bırakıldığını gördüm” ifadelerini kullandı. Kadıoğlu, şehirleşmede yer seçiminin ve zemin uyumunun hayati önem taşıdığını vurguladı.
Tekin: Adıyaman Yüksek Riskli Bölgede
Konferansta söz alan Senem Tekin ise Adıyaman’ın Türkiye deprem haritasında en riskli bölgelerden biri olduğunun altını çizdi. Tekin, depreme hazırlıklı olunması gerektiğini belirterek, temel afet bilincinin toplumun tüm kesimlerine yerleştirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
Mahalle Mahalle Uyarı Yapıldı
Doç. Dr. Senem Tekin, Alitaşı, Mara, Musalla, Varlık, Bahçecik, Bahçelievler, Kap Cami, İmamağa, Ulucami, Eskisaray ve Yunus Emre mahallelerinde zemin etüdü ile bina kat sayıları konusunda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Tekin, Çelikhan ilçesi için ise “İğne batırsan patlayacak” ifadesini kullanarak zemin hassasiyetine dikkat çekti.
Uyarılar Uygulamaya Dönüşmedi
Uzmanların tüm bu uyarılarına rağmen kent genelinde yapılaşma anlayışında köklü bir değişiklik yaşanmadı. Bilimsel riskler, imar kararlarında ve sahadaki uygulamalarda yeterince karşılık bulmadı.
6 Şubat’ta Büyük Yıkım Yaşandı
6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde Adıyaman’da 30 binden fazla bina yıkıldı, resmî rakamlara göre 8 bin 387 kişi hayatını kaybetti. Kent genelinde ağır hasar oluşurken, binlerce aile evsiz kaldı.
Aradan Üç Yıl Geçti, Tartışmalar Sürüyor
Depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, şehirde deprem güvenliği konusunda atılan adımlar kamuoyunda hâlâ tartışılıyor. Kaçak yapılaşmanın önlenip önlenmediği, zemin esaslı imar planlarının uygulanıp uygulanmadığı ve yapı denetimlerinin yeterliliği sorgulanmaya devam ediyor.
Tarım Arazilerinde Yapılaşma ve Ruhsatsız Yapı İddiaları
Uzmanlara göre, ağır bir yıkım yaşayan Adıyaman’da hâlâ tarım arazileri üzerinde binaların yükselmesi, depremden çıkarılması gereken derslerin yeterince hayata geçirilmediğini gösteriyor. Özellikle kent merkezine yakın alanlarda devam eden inşaat faaliyetlerinin önemli bir bölümünün ruhsatsız ya da imar mevzuatına aykırı olduğu yönündeki iddialar, kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor.
Şehir plancıları ve jeoloji uzmanları, bu tür yapılaşmaların yalnızca deprem riski açısından değil, aynı zamanda gıda güvenliği ve sürdürülebilir şehircilik açısından da ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Uzmanlara Göre Asıl Sorun: İmar Sistemi
Deprem uzmanları ve şehir plancıları, Adıyaman’da yaşanan yıkımın ardından ortak bir noktada birleşiyor:
Sorun deprem değil, imar ve ruhsat süreçlerinin bilimden kopuk yürütülmesi.
Uzman görüşlerine göre;
Yerel yönetimler üzerinde oluşan siyasi ve ekonomik baskılar,
Rant odaklı imar kararları,
Zemin raporlarının çoğu zaman formaliteye dönüşmesi,
Kat sayılarının zemin kapasitesine göre belirlenmemesi,
felaketin etkisini büyüten temel unsurlar arasında yer aldı.
Yetki Tartışması: Merkezi ve Teknik Denetim Vurgusu
Uzmanlar, benzer acıların tekrar yaşanmaması için imar ve yapı ruhsatı süreçlerinin, siyasi baskıların ve rant ilişkilerinin yoğun olduğu yerel yönetimlerin tek başına inisiyatifinden çıkarılması gerektiğini savunuyor.
Bu kapsamda; imar planları, yapı ruhsatları, zemin uygunluğu, kat sınırı ve yer seçimi gibi kritik kararların, merkezi ve teknik denetim kapasitesine sahip Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülmesi ya da çok daha sıkı biçimde denetlenmesi gerektiği ifade ediliyor.
Amaç: Ranttan Arındırılmış Şehircilik
Uzmanlara göre mesele bir yetki devrinden öte, can güvenliği meselesi. Bilimsel veriye dayanmayan, siyasi ve ekonomik baskılara açık imar kararlarının, deprem gerçeğiyle yaşayan kentlerde büyük risk oluşturduğu vurgulanıyor.
6 Şubat’ın Yıl Dönümünde Aynı Soru
6 Şubat depremlerinin yıl dönümü yaklaşırken Adıyaman’da şu soru yeniden soruluyor:
Gerçekten ders çıkarıldı mı, yoksa aynı hatalar yeni binalarla devam mı ediyor?
Uzmanlara göre bu sorunun yanıtı, yalnızca geçmişi değil; Adıyaman’ın geleceğini de doğrudan belirleyecek.