Yapıcıoğlu, yaptığı açıklamada özellikle "Batı hayat tarzını pazarlayan" yapımların aile yapısına ve gençliğe zarar verdiğini savundu. Kültürel üretimin milli ve manevi değerlerle uyumlu olması gerektiğini vurgulayan Yapıcıoğlu, Aliya İzzetbegoviç'in bir sözünü hatırlatarak, kültür alanındaki yönelimin toplumun geleceği açısından belirleyici olduğuna dikkat çekti.
"Ahlaksızlığı Normalleştiren Yapımlara Kaynak Aktarılmamalı"
Açıklamasında devlet bütçesinden, aile kurumuna zarar verdiğini iddia ettiği ve "gayrimeşru ilişkileri sıradanlaştıran" dizilere milyonlarca liralık kaynak aktarıldığını ifade eden Yapıcıoğlu, bu durumun kamu vicdanında rahatsızlık oluşturduğunu dile getirdi.
Batı dünyasında yaşanan ahlaki krizlere ve kamuoyuna yansıyan skandallara da değinen Yapıcıoğlu, bu yaşam tarzını özendirici içeriklerin topluma dayatılmasını eleştirerek, söz konusu yapımları "ahlaksız olana benzetme çabası" olarak nitelendirdi.
Devlet destek kriterlerinin acilen revize edilmesi gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, aile yapısını zayıflattığını düşündüğü projelere kamu kaynağı aktarımının durdurulmasını talep etti.
"Kültürel üretim, milletimizin inanç ve değerleriyle çatışan değil; onları güçlendiren bir zemine oturtulmalıdır." ifadelerini kullandı.