Tarih: 09.02.2026 10:30

TÜVTÜRK Derhal Karayolları’na Bağlanmalıdır!

Facebook Twitter Linked-in

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde, aracını muayeneye götüren 44 yaşındaki polis memuru Melih Okan Keskin, TÜVTÜRK istasyonunda çıkan tartışma sırasında darbedilerek ağır yaralandı. Beyin kanaması geçiren Keskin, üç gün süren yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti.

Görev başındaki bir devlet memurunun, rutin bir kamu hizmeti sırasında yaşamını yitirmesi ulusal kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı. Olayın ardından TÜVTÜRK'te görevli bazı personelin tutuklandığı, bazılarının ise adli kontrol şartıyla yargılandığı öğrenildi. Ancak tepkiler yalnızca bireysel sorumluluklarla sınırlı kalmadı; araç muayene sisteminin bütünü sorgulanmaya başlandı.

Araç Muayenesi Ticaret Değil, Devletin Asli Güvenlik Görevidir

Vatandaşlar, araç muayenesinin ticari bir faaliyet değil, doğrudan can ve trafik güvenliğini ilgilendiren bir kamu görevi olduğunu vurguluyor. Yolların yapımından devlet sorumluysa, trafik güvenliğinden de devlet sorumluysa, denetimin de devlet eliyle yürütülmesi gerektiği ifade ediliyor.

Milyonlarca araçtan toplanan muayene ücretlerinin özel şirketlere aktarılmasının kabul edilemez olduğu belirtilirken, bu gelirlerin millete ait olduğu ve kamu kasasına girmesi gerektiği dile getiriliyor. Araç denetiminin kâr amacıyla değil, kamu yararı gözetilerek; özel sektör mantığıyla değil, devlet ciddiyetiyle yürütülmesi gerektiği görüşü öne çıkıyor.

Yaşanan son olayın, özel şirketler eliyle yürütülen bu kritik hizmette güvenlik, kontrol ve denetim zafiyetlerini ortaya koyduğu belirtiliyor. Vatandaşlar, denetim sürecinin yeniden kamunun doğrudan sorumluluğuna verilmesini talep ediyor.

Bu kapsamda kamuoyundan yükselen çağrı netleşiyor: Araç muayene hizmeti yeniden Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesine devredilmeli, elde edilen gelir kamuya aktarılmalı, denetim tek elden ve şeffaf biçimde yürütülmeli, vatandaşlar özel şirketlere mecbur bırakılmamalıdır.

Vatandaşlar adına yapılan değerlendirmelerde, kamu hizmetlerinin özelleştirilemeyeceği, denetimin devredilemeyeceği ve bu görevin doğrudan devletin sorumluluğunda olması gerektiği açık şekilde ifade ediliyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —