Sabah Gazetesi yazarı Yavuz Donat'ın Adıyaman ziyareti sonrası kaleme aldığı gözlemler, bir yandan asrın depreminin izlerini, diğer yandan bölgenin kronik sorunlarını ve toplumsal reflekslerini gözler önüne seriyor. Donat'ın satırları, klasik bir gezi yazısından çok, saha temelli bir sosyo-ekonomik analiz niteliği taşıyor.
Devlet Sahada, Halk Umutlu Ama İşsiz
Adıyaman Valisi Osman Varol'un halkla iç içe görüntüsü, devletin deprem sonrası sahadaki varlığını simgeliyor. Çarşıda, pazarda, sokakta dinlenen ortak talep ise değişmiyor:
"Çocuğum işsiz… Devlet kapısında bir iş."
Burada Donat'ın altını çizdiği gerçek önemli:
Sorun sadece işsizlik değil; özel sektörün cazibesini yitirmesi ve kamunun tek güvenli liman olarak görülmesi. Bu durum, özellikle depremle birlikte daha da derinleşmiş görünüyor.
Tekstilde Kırmızı Alarm
Adıyaman, Kâhta ve Besni hattında bir dönem istihdamın lokomotifi olan tekstil sektörü ciddi bir kan kaybı yaşıyor. Kapanan atölyeler, işten çıkarılan işçiler ve üretimin Mısır'a kaydığı yönündeki yaygın kanaat, bölgesel ekonomi için ciddi bir uyarı niteliğinde.
Bu tablo, yalnızca Adıyaman'ın değil, Türkiye'nin emek yoğun sektörlerdeki rekabet gücü sorununu da ortaya koyuyor.
Depremin Ardından: Şükür, Sabır ve Devlet
Adıyaman'da yapı stokunun yüzde 34'ü yok oldu, 71 bin bağımsız bölüm kaybedildi, 8 bin 561 can toprağa verildi.
Buna rağmen sahada sıkça duyulan cümle dikkat çekici:
"Allah razı olsun… Devletimize zeval vermesin."
TOKİ ve Emlak Konut projeleri ile yerinde dönüşüm, şehirde hem fiziki hem de psikolojik toparlanmanın ana unsurları olarak öne çıkıyor.
Kâhta: Birlik Fotoğrafı
136 bin nüfuslu Kâhta'da etnik ve inanç çeşitliliği, Donat'ın gözlemlerine göre bir çatışma değil, dayanışma zemini oluşturuyor. Kaymakamın şu sözü, ilçenin ruhunu özetliyor:
"Herkes komşusuna zimmetlenmiş gibi."
"Terörsüz Türkiye" sorusuna verilen ortak yanıt ise net:
"Devletimizin yanındayız."
Ahmet Aydın Etkisi
Bölgede en çok ismi geçen siyasetçilerden biri Ahmet Aydın. Saha karşılığı olan, doğduğu topraklardan kopmamış bir profil çiziyor. Kürtçe "Hüda razibe" (Allah razı olsun) ifadesi, bu karşılığın en sade göstergesi.
Besni Üzümü, Kadın Eli ve Yerel Değerler
Besni'de tarım, yalnızca ekonomik değil, kültürel bir kimlik. Üzüm, türküsüyle; badem ise kadın kooperatifleriyle öne çıkıyor.
Kâhta Kadın Kooperatifi'nin doğal boyalarla ürettiği badem şekerleri, kadın emeğinin markalaşabileceğini gösteren somut bir örnek.
Asgari Ücret Tartışmasına Bölgesel Bakış
Donat'ın dikkat çektiği kritik başlıklardan biri de bölgesel asgari ücret önerisinin hiç gündeme gelmemesi.
İstanbul ile Adıyaman'ın aynı ücret skalasında değerlendirilmesinin, Doğu ve Güneydoğu'da kayıtlı istihdamı zorlaştırdığı açık bir gerçek olarak satırlara yansıyor.
"Bizim Coğrafyamızı Ne Kadar Biliyoruz?"
Nemrut'tan Cendere Köprüsü'ne uzanan tarihi zenginlik, Donat'ın yazısında güçlü bir kültürel arka plan sunuyor. Ancak en çarpıcı cümle şu soruda gizli:
"İnsanlarımız Dubai'yi bildiği kadar Adıyaman'ı biliyor mu?"
Bu soru, aslında Türkiye'nin iç turizm ve kültürel farkındalık eksikliğine yöneltilmiş güçlü bir eleştiri.
Türküyle Biten Yazı
Adıyaman denince, rahmetli Kâhtalı Mıçe'yi anmadan olmaz. Donat'ın yazısı da, bu toprağın hüznünü ve direncini taşıyan türkülerle noktalanıyor.