Menisküs yırtıklarının bir kısmının ameliyatla tedavi edilmesi gerektiğini ifade eden Çukurlu, özellikle travma sonrası oluşan, dizde kilitlenme ya da takılma yapan, büyük ve kopmaya eğilimli yırtıkların genellikle cerrahi gerektirdiğini kaydetti. Genç ve aktif hastalarda, kanlanması iyi olan bölgelerdeki yırtıkların mümkün olduğunca tamir edilerek korunmaya çalışıldığını belirtti.
Yaşa bağlı gelişen, küçük ve stabil yırtıkların ise çoğu zaman ameliyatsız takip edilebildiğini vurgulayan Çukurlu, bu tür durumlarda egzersiz, kilo kontrolü ve fizik tedavinin etkili olduğunu dile getirdi.
Gereksiz yapılan ameliyatların uzun vadede dizde yük dengesini bozabileceğine dikkat çeken Çukurlu, menisküsün gereksiz alınması durumunda ilerleyen yıllarda kireçlenme riskinin artabileceğini ifade etti. Öte yandan ameliyat gerektiği halde yapılmaması durumunda ise yırtığın ilerleyebileceğini, dizde kilitlenmenin artabileceğini ve kıkırdak hasarı gelişerek erken dönemde kireçlenmeye yol açabileceğini söyledi.
Çukurlu, doğru tedavi kararının; hastanın şikayetleri, fiziki muayene bulguları ve MR görüntülemesinin birlikte değerlendirilmesiyle verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.