Yazar ve Mali Müşavir Mehmet Hakan Karaaslan, devlet tarafından açıklanan "Kırsalda Bereket Küçükbaş'a Destek Projesi"ni analiz ederek, projenin yalnızca bir teşvik paketi değil; üretim vizyonunu güçlendiren stratejik bir kalkınma modeli olduğunu değerlendirdi.
2026–2028 Dönemini Kapsıyor
Açıklanan bilgilere göre proje, 2026–2028 döneminde toplam 150 bin küçükbaş hayvanın üreticilere kazandırılmasını hedefliyor. Proje kapsamında her üreticiye 95 dişi ve 5 erkek olmak üzere toplam 100 küçükbaş hayvan verilecek. Bu kapasite, aile işletmeleri için sürdürülebilir bir üretim ölçeği olarak değerlendiriliyor.
Aylık 15 Bin TL Bakım Desteği
Projede dikkat çeken bir diğer unsur ise bakım ve besleme katkısı. Üreticilere aylık 15 bin TL destek verilmesi planlanıyor. Karaaslan, bu desteğin özellikle ilk yıllarda artan yem ve girdi maliyetleri karşısında üreticiye ciddi bir nefes aldıracağını ifade ediyor.
Finansman Modeli: Faizsiz ve Uzun Vadeli
Kredi ayağında ise finansman Ziraat Bankası aracılığıyla sağlanacak.
2 yıla kadar geri ödemesiz dönem,
Sonrasında 7 yıla kadar vade,
Faizsiz kredi imkânı
Bu modelin, üreticinin daha ilk günden borç baskısı altına girmesini önleyen dengeli bir yapı sunduğu belirtiliyor.
Sigorta Güvencesi
Dağıtılan hayvanların 1 yıllık sigorta bedelinin devlet tarafından karşılanacak olması, projeyi daha güvenli hale getiriyor. Hayvancılığın hastalık, afet ve kayıp riskleri barındırdığına dikkat çeken Karaaslan, üreticilerin bir yıldan sonra da sigortayı sürdürmesinin önemine vurgu yapıyor.
Gençlere ve Kadınlara Öncelik
Projede genç girişimciler, kadın üreticiler ile ziraat, veteriner ve gıda mühendisliği mezunlarına öncelik tanınması; yalnızca mevcut üreticiyi desteklemek değil, yeni nesli de kırsala kazandırmak hedefini ortaya koyuyor.
Stratejik Etki: Et Üretimi ve Göç Dengesi
Küçükbaş hayvancılığın Türkiye'nin mera yapısına uygun bir model olduğuna dikkat çekilen analizde, projenin:
Kırmızı et üretimini artırabileceği,
İthalat baskısını azaltabileceği,
Yerel ekonomileri canlandırabileceği,
Kırsaldan kente göçü yavaşlatabileceği
değerlendiriliyor.
Karaaslan ayrıca, dağıtılan hayvanların doğum yapmadan kesilmemesi yönünde düzenleme yapılması gerektiğini savunarak, üretim zincirinin korunmasının uzun vadeli hayvan varlığı artışı açısından kritik olduğunu belirtiyor.
"Az Ama Önemli Bir Başlangıç"
Analizde, projenin "az ama önemli bir başlangıç" olduğu vurgulanırken; hayvan desteği, bakım katkısı, uygun finansman ve sigorta güvencesinin bütüncül bir model sunduğu ifade ediliyor.
Eğer planlandığı şekilde uygulanırsa, küçükbaşta başlayan bu destek sürecinin daha geniş bir üretim hamlesine dönüşebileceği belirtiliyor.
Sonuç olarak Karaaslan'a göre; kırsalda bereket artarsa, yalnızca üretici değil, Türkiye ekonomisi de kazanır.