Kâhta ilçesine içme suyunu taşıyan isale hattının heyelanlı bir bölgeden geçmesi, her kış aynı sorunu yeniden gündeme taşıyor. Yağışlarla birlikte meydana gelen toprak kaymaları ve göçükler nedeniyle hat zarar görüyor, ilçe genelinde sık sık su kesintileri yaşanıyor.
Yıllardır tekrar eden arızalar, geçici onarımlarla giderilmeye çalışılsa da ilk yoğun yağışta sorun yeniden baş gösteriyor. Bu durum, vatandaşların sabrını taşırmış durumda. İlçe sakinleri, "Her kış aynı çileyi çekiyoruz. Artık geçici tamir değil, kalıcı çözüm istiyoruz" diyerek tepkilerini dile getiriyor.
Aynı Güzergâh, Aynı Risk
Uzmanların da dikkat çektiği gibi, heyelan riski bulunan bölgelerden geçen altyapı hatlarında güzergâh değişikliği ya da zemin güçlendirme çalışmaları yapılmadığı sürece benzer arızaların tekrarlanması kaçınılmaz. Ancak Kâhta'da yıllardır köklü bir adım atılmadığı ifade ediliyor.
Atatürk Barajı Seçeneği Neden Değerlendirilmiyor?
İlçenin Atatürk Barajı'na yakın mesafede bulunması, alternatif bir çözüm ihtimalini de beraberinde getiriyor. Kamuoyunda sıkça dile getirilen öneriye göre, barajdan temin edilecek suyun arıtma tesisine ulaştırılması ve kurulacak bir GES (Güneş Enerji Santrali) ile pompaj maliyetlerinin karşılanması mümkün.
Bölgenin güneş enerjisi potansiyeli göz önüne alındığında, bu modelin hem sürdürülebilir hem de uzun vadede ekonomik bir çözüm olabileceği belirtiliyor. Ancak vatandaşlar, bu konuda somut bir adım atılmamasını eleştiriyor.
Kâhta halkı, yıllardır süregelen bu altyapı sorununa yönelik kalıcı çözüm sürecinin başlatılmasını talep ediyor. İlçede artık "her kış aynı sorun" ifadesi sıradanlaşmış durumda.Vatandaş geçici tamirler değil, kalıcı ve sürdürülebilir bir içme suyu altyapısı istiyor.