Tarih: 25.01.2026 22:35

Darbelerin ekonomik faturası: Kâhta’da çıkan petrol, Kâhta’ya kalan ne?

Facebook Twitter Linked-in

Darbeler ve ekonomik gerçeklik

Darbeler Türkiye'de yalnızca siyasal düzeni değil, ekonomik dengeleri de derinden etkiledi. Her askeri müdahale, milli gelirde düşüşe, büyümede yavaşlamaya ve toplumsal refahın gerilemesine yol açtı. Ancak darbelerin asıl etkisi çoğu zaman görünmeyen alanlarda, yani kaynakların el değiştirdiği noktalarda ortaya çıktı.

Darbeler yalnızca iktidarı değil, serveti de değiştirir

Türk siyasi tarihinde darbeler genellikle "düzeni sağlama" ve "refahı artırma" iddiasıyla meşrulaştırıldı. Oysa her darbe sonrası ekonomi zarar gördü, yatırımlar durdu ve kamu varlıkları tartışmalı biçimde el değiştirdi. Bu süreçlerin en çarpıcı örneklerinden biri Kâhta'da yaşandı.

27 Mayıs 1960 ve kırılan ekonomi

27 Mayıs 1960 darbesiyle birlikte Türkiye yeni ve sancılı bir döneme girdi. Seçimle iş başına gelen hükümet devrildi, Başbakan Adnan Menderes ve iki bakan idam edildi. Darbe sonrası kişi başına düşen milli gelir geriledi, büyüme hız kesti ve ekonomik istikrar uzun yıllar sağlanamadı.

Kâhta ve menderes hafızası

Menderes'in il yaptığı Adıyaman'ın Kâhta ilçesi, bu darbenin toplumsal izlerini en derin hisseden yerlerden biri oldu. İlçede hâlâ kullanılan Menderes Mahallesi adı ve çocuklara verilen isimler, millet iradesine yapılan müdahalenin Kâhta halkının hafızasında nasıl yer ettiğini gösteriyor.

Kâhta'da petrolün bulunması

1958 yılında Kâhta-1 kuyusunda petrol bulunması, bölge için büyük bir umut doğurdu. Devlet eliyle yürütülen arama çalışmaları, Kâhta'yı Türkiye'nin önemli petrol sahalarından biri haline getirdi. Beklenti açıktı: Bulunan petrol ülke ekonomisine kazandırılacak, bölge de bu zenginlikten payını alacaktı.

Darbe sonrası petrol sahalarının devri

1960 darbesinden sonraki yıllarda Kâhta petrolleriyle ilgili dikkat çekici gelişmeler yaşandı. TBMM tutanaklarına ve dönemin gazetelerine yansıyan bilgilere göre, Kâhta'daki petrol sahaları ERSAN adlı bir şirkete devredildi. Bu şirketin ortakları arasında dönemin başbakanı İsmet İnönü'nün oğlu Ömer İnönü'nün adının geçmesi kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturdu.

Tesadüf mü, darbenin ekonomik yüzü mü?

Yetkililer bu durumu "hukuki ve ticari" bir işlem olarak değerlendirdi. Ancak kamuoyunda şu soru hep soruldu: Devletin arayıp bulduğu, kamu kaynaklarıyla çıkarılan petrol neden darbe sonrasında özel şirketlerin kontrolüne geçti? Bu devirler sıradan bir ticari işlem miydi, yoksa darbelerin gizli ekonomik sonuçlarından biri miydi?

Kâhta'ya kalan ne oldu?

Bugün gelinen noktada Kâhta'dan çıkan petrolün ilçenin sosyal ve ekonomik yapısında kalıcı bir dönüşüm yaratmadığı görülüyor. Ne sanayi yatırımı oluştu ne de petrol gelirleri bölge refahına doğrudan yansıdı. Buna karşın petrol sahalarının el değiştirmesi, hâlâ cevapsız sorular bırakıyor.

Sonuç: darbeler ve sessiz el değiştiren zenginlik

Kâhta örneği, darbelerin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ekonomik müdahaleler olduğunu gösteriyor. Millet iradesine vurulan her darbe, aynı zamanda milletin kaynaklarına da yöneliyor. Yerin altından çıkan zenginlik, çoğu zaman yerin üstündeki halka ulaşmıyor.
Kâhta halkı darbeyi unutmadı. Ancak Kâhta'dan çıkan petrolün parasının kimlerin cebine girdiği sorusu, hâlâ cevap bekliyor.
 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —