6 Şubat 2023 depremleri, Adıyaman'da yalnızca binaları değil, bir şehrin hafızasını da yıktı. Kent merkezinde özellikle Atatürk Bulvarı ve çevresinde yaşanan ağır hasar, "Neden bu kadar büyük bir yıkım oldu?" sorusunu hâlâ gündemde tutuyor. Uzman değerlendirmeleri ve saha verileri, bu yıkımın tek bir sebebe bağlanamayacağını gösteriyor.
Fay Hattı Şehrin İçinden Geçmiyor Ama Tehlike Uzak Değildi
Adıyaman şehir merkezinin içinden geçen kayıtlı bir diri fay hattı bulunmuyor. Ancak kent, 6 Şubat depremlerini üreten Doğu Anadolu Fayı'na oldukça yakın bir konumda yer alıyor. Bu durum, şehirde hissedilen sarsıntının şiddetini artırdı. Fayın kırılma enerjisi doğrudan kent merkezine yansıdı.
Zemin Büyütmesi: Görünmeyen Risk
Adıyaman merkezde bazı bölgelerde alüvyon ve gevşek zemin yapısı bulunuyor. Yumuşak zemin, deprem dalgalarını büyüterek sarsıntının süresini uzatabiliyor. Bu etki, "zemin büyütmesi" olarak tanımlanıyor. Aynı büyüklükteki deprem, farklı zeminlerde çok farklı sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlara göre kent merkezindeki hasarın yoğunlaşmasında bu faktör belirleyici oldu.
Yapı Stoku: En Kritik Halkalardan Biri
Depremin en ağır bilançosu, yapı kalitesine dair tartışmaları da beraberinde getirdi. Kentte 2000 yılı öncesi yapılan binaların yoğunluğu dikkat çekiyor.
-Yetersiz beton dayanımı
-Denetim eksiklikleri
-Zemin katların ticari kullanımı nedeniyle kolon zayıflamaları
-Yumuşak kat sorunu
-Bu unsurlar, deprem yükü karşısında birçok yapının dayanımını düşürdü.
-İki Büyük Depremin Yıkıcı Etkisi
7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki depremin saatler arayla yaşanması, ilk sarsıntıda ağır hasar alan yapıların ikinci depremde tamamen çökmesine neden oldu. Bu durum, hasar oranını dramatik biçimde artırdı.
Sonuç: Doğal Afet + Yapısal Sorunlar
Adıyaman'daki büyük yıkım yalnızca bir fay hattının sonucu değil;
-Coğrafi konum,
-Zemin özellikleri,
-Yapı kalitesi,
-Denetim süreçleri ve depremin büyüklüğünün birleşimiyle ortaya çıkan çok boyutlu bir tablo.
6 Şubat, Adıyaman için yalnızca bir deprem tarihi değil; şehir planlamasının, yapı güvenliğinin ve risk yönetiminin yeniden ele alınması gerektiğini gösteren bir kırılma noktası oldu.
Analiz Haber: Ziya Bozkurt