6 Şubat 2023'te meydana gelen depremler, Adıyaman'ı yalnızca fiziki olarak değil, ekonomik ve sosyal olarak da derinden sarstı. Aradan geçen süreye rağmen kentte üretim, istihdam ve nüfus hareketliliği açısından toparlanmanın sınırlı kaldığı görülüyor.
Depremden etkilenen illerin önemli bir bölümünün sanayi ve tarım altyapısı güçlü, büyükşehir statüsündeki kentler olduğu hatırlatılırken; bu iller geniş organize sanayi bölgeleri, ihracata dayalı üretim yapıları ve çeşitlenmiş tarımsal ekonomileri sayesinde görece daha hızlı toparlandı. Üretim çarkları kısa sürede yeniden dönerken, istihdam kaybı sınırlı kaldı ve göç büyük ölçüde durdu.
Adıyaman ise bu tabloya eşlik edemedi. Sanayi altyapısının sınırlı olması, tarımsal üretimin büyük ölçüde küçük aile işletmelerine dayanması ve sermaye birikiminin zayıf kalması, deprem sonrası ekonomik şoku kentte çok daha derin hale getirdi. Büyükşehirlerde iş yerleri yeniden açılırken, Adıyaman'da çok sayıda işletme kapalı kaldı; bu durum işsizliği artırarak göçü tetikledi.
Ekonomik Kayıp: Kentin Çarkları Yavaşlıyor
Depremle birlikte binlerce iş yeri faaliyetini durdurdu, bir kısmı ise tamamen kapandı. Küçük esnaf, atölyeler ve hizmet sektörü sermaye kaybı yaşarken; ticari hareketlilik deprem öncesi seviyelere ulaşamadı. Sahadaki tablo, ekonomik toparlanmanın henüz günlük hayatı canlandıracak düzeye gelmediğini gösteriyor.
İşsizlik: Gençler ve Nitelikli İş Gücü Kentten Kopuyor
Ekonomik daralma, işsizliği derinleştirdi. Özellikle gençler ve nitelikli iş gücü, geçici inşaat istihdamı dışında kalıcı iş bulamadığı için Adıyaman'dan ayrılmak zorunda kaldı. Uzmanlara göre bu durum, kentin geleceği açısından en kritik kayıp olarak değerlendiriliyor.
Ekonomik kayıp, kentteki işsizlik sorununu görünür kılarken; özellikle gençler ve nitelikli iş gücü, kalıcı bir gelir imkânı bulamadığı için başka illere yöneldi. İnşaat sürecinde oluşan geçici istihdam, kalıcı iş alanlarına dönüşmeyince geri dönüşler zayıf kaldı.
Göç: İş Yoksa Dönüş de Yok
Eğitim ve sağlık göstergeleri ile saha gözlemleri, deprem sonrası başka illere giden nüfusun önemli bir bölümünün geri dönmediğini ortaya koyuyor. Göçün temel nedeni barınmadan çok gelir güvencesi ve yaşam umudu olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, Adıyaman'ın diğer deprem illeriyle aynı destek ve teşvik politikalarıyla ele alınmasının sorunu derinleştirdiğine dikkat çekiyor. Ekonomik direnç kapasitesi yüksek büyükşehirlerle, kırılgan yapıya sahip Adıyaman'ın aynı çerçevede değerlendirilmesinin adil ve gerçekçi olmadığı vurgulanıyor.
Bu süreçte kentte tehlikeli bir kısır döngü oluştuğuna işaret ediliyor:
Ekonomik kayıp işsizliği artırıyor ,işsizlik göçü hızlandırıyor. göç arttıkça üretim ve tüketim daha da düşüyor.
Şehir ekonomistlerine göre Adıyaman'da kalıcı toparlanmanın yolu, genel teşviklerden değil; kente özgü, istihdam ve üretim merkezli özel destek programlarından geçiyor. Küçük esnafı ve yerel üreticiyi ayağa kaldıracak hibe ağırlıklı modeller, tarımsal üretimi katma değere dönüştürecek yatırımlar ve genç nüfusu kentte tutacak kalıcı iş alanları oluşturulmadan göçün durdurulması mümkün görünmüyor.
SONUÇ OLARAK;
Adıyaman'da deprem sonrası yaşanan ekonomik kayıp, işsizlik ve göç birbirini besleyen çok boyutlu bir krize dönüşmüş durumda. Büyükşehirlerin hızlı toparlandığı bir tabloda Adıyaman'ın geride kalması, kentin özel ve ayrıştırılmış desteklere olan ihtiyacını daha da görünür kılıyor. Aksi halde deprem, Adıyaman için yalnızca geçmişin değil, geleceğin de kaybı olmaya devam edecek.