Tarih: 18.02.2026 14:52

16 Şubat 2026 İmralı Görüşmesi Özet Metni

Facebook Twitter Linked-in

DEM Parti İmralı Heyeti ile 16 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen ve yaklaşık üç buçuk saat süren görüşmede Sayın Abdullah Öcalan, demokratik çözüm ve entegrasyona dair şu temel değerlendirmelerde bulunmuştur:

Demokratik Siyaset ve Müzakere Gücü

Yaşamım boyunca sürdürdüğüm yüksek tempo bugün de devam etmektedir. Geride bıraktığımız süreç; şiddet ve ayrışma siyasetinden, demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere gücümüzü kanıtlamıştır. Bu noktada TBMM Komisyon raporunun toplumsal gerçeklerle uyumlu olması hayati önem taşımaktadır. Çözümü "terörü tasfiye" mantığına indirgemek çözümsüzlüğü derinleştirir; asıl olan "Barış ve Demokratik Toplum Süreci"ni stratejik ve taktiksel olarak sürekli yenilemektir. Bu görüşme, "Demokratik Entegrasyon" için bir giriş mahiyetindedir.

Cumhuriyetin Temel Mayası ve Tarihsel Ortaklık

Cumhuriyet, Türk ve Kürt birlikteliği üzerine inşa edilmiştir. Kurtuluş Savaşı'ndan 1921 İzmit konuşmalarına kadar tüm belgeler, bu cumhuriyetin Kürtsüz kurulmadığını gösterir. Sorun, sonradan oluşturulan hukuksal metinlerin Kürt kimliğini ve dilini dışlamasıyla başlamış, bu da inkâr ve isyanı doğurmuştur. Bugün içinden geçtiğimiz süreç ise bu inkâr ve isyan döngüsünü sona erdirme, barış içinde bir arada yaşama mimarisini kurma sürecidir.

Demokratik Entegrasyonun Mimarisi

Kürt meselesini sadece birkaç ceza hukuku maddesi değişikliğiyle çözemeyiz; rasyonel ve çağdaş bir bütünleşme mimarisine ihtiyaç vardır. Bu mimarinin temel ilkeleri 27 Şubat Bildirgesi'nde mevcuttur. Bu bir siyasi programdır ve özünde "Özgür Yurttaşlık" kavramı yatar.

Özgür Yurttaşlık: Etnisite, din veya ideoloji farkı gözetmeksizin devletle kurulan demokratik bağdır. Birey; dininde, düşüncesinde ve ulusal aidiyetini ifade etmede tamamen özgür olmalı, ancak bu özgürlüğü devletin bütünlüğünü esas alarak demokratik sınırlar içinde kullanmalıdır.

Demokratik Toplum: Toplumun kendi kültürel, ekonomik ve sosyal kurumlarını (eğitim, sağlık, spor vb.) özgürce inşa edebilmesidir. Güçlü devlet, bu demokratik esnekliği gösterebilen devlettir.

Yerel Demokrasi ve Şiddetsizlik

Demokratik bütünleşmenin ruhu, yerel demokrasinin kurumsallaşmasından geçer. Bu, ayrı bir devlet veya bölge talebi değil; Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın toplumsal gerçekliğimizle uyumlu hale getirilmesidir. Kentlerin ve köylerin kendilerini özgürce yönetme hakkı, sadece Kürtler için değil tüm inanç ve halklar için bir güvencedir.

Sonuç: Yeni Bin Yılın İnşası

Artık silah ve şiddet dönemi kapanmış, demokratik siyaset dönemi başlamıştır. Meseleyi sadece bir güvenlik sorunu olarak görmek yanlıştır; güvenlik siyaseti, demokratik siyaseti esas almalıdır. Kürt korkusuna dayalı politikalardan çıkılmalı; tarihsel kardeşlik hukuku yeniden ayakları üzerine kaldırılmalıdır. Önerdiğim "Demokratik Birlik", ayrı bir devlet kurmak değil, kapsamlı bir demokratik yönetim ilkesiyle bir arada yaşamaktır. Bu çalışma, Demokratik Cumhuriyet esprisiyle yeni bin yılın inşası olacaktır.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —